27 Haziran 2013

Naughty Boy ft Sam Smith - La la la




Bu aralar bu şarkı tekrarda. Her gün birbirinden kötü şeyler duyuyoruz, bu kadar da olmaz, lanet olsun diyoruz, üzülüyoruz, o sesler yok olsun istiyoruz. Bir süre sonra bir çocuk gibi kulaklarımızı kapatıp, la la la la demek istiyoruz, öyle değil mi? En azından bugünlerde  ben öyleyim ve bu şarkıyı dinliyorum.

This how I feel lately so this song is on repeat! 

...
I can't find those silver linings
I don't mean to judge
But when you read your speech, it's tiring
Enough is enough

I'm covering my ears like a kid
When your words mean nothing, I go la la la
I'm turning off the volume when you speak
Cause if my heart can't stop it, I find a way to block it
I go
La la, la la la...
La la, la la la...

Garip bir yaz



Ne zaman Haziran sonu geldi? Oysa bu yazımda, 2013 yazı ile ilgili ne kadar çok yapmak istediğim şey vardı, neredeyse giyinmekten bile vazgeçtik dolayısı ile kıyafet postları da azaldı. :( Aslında Temmuz'un gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum çünkü ben yakında yine İskoçya'ya gidiyorum. :)) Bu aralar beni heyecanlandıran tek şey bu!



How come June is ending that quickly? I had some plans about summer 2013 like in my post for  while ago but we even gave up  dressing up so the outfit posts just dried! :( In fact I'm excited about July arriving  because we will visit Scotland again for some time. That's the only thing I'm looking  forward to lately! 







Üst ve etek / Top and skirt : Zara
Çanta/ Bag: Topshop
Sandaletler/ Flats: Steve Madden
Kolye / Necklace : Deniz -  Bozcaada 
Gözlük / Sunnies: Oscar De la Renta

Fotolar için teşekkürler Paris ve Iconjane  / Thanks to Paris and Iconjane for photos

25 Haziran 2013

“A star can never die. It just turns into a smile and melts back into the cosmic music, the dance of life.”





Ölümünün 4. yılında, onu bugünümüze uygun bazı sözleriyle hatırlayalım istedim. Dünyanın onun gibi insanlara ihtiyacı var. Özlüyoruz....


On the 4th year of his anniversary, I've wanted to share some of his quotes which is still very suitable today's world. World needs people like him. He's been missed...


Man in the mirror





23 Haziran 2013

Prada Fall/Winter 2013 Men's Advertising campaign behind the scenes



Yetenekler/ Talents: Christoph Waltz, Ben Whishaw, Ezra Miller
Mekan/ Location: Londra, 26 – 28 Mart 2013 / London 26th-28th March 2013
Mobilyalar / Furniture:  OMA for Knoll
Müzik/ Music: "Splash Course"  by Javier Morales & Melodyssey, Inc

Tatlıı!!

Cutee!!

17 Haziran 2013

Chloé Resort 2014

Zorlu haftasonundan sonra, yeni bir haftaya merhaba! Haftaya güzel bir başlangıç yapalım ve güzel kelimesinin moda literatüründeki karşılığı Chloé'nin Resort 2014 koleksiyonu olsun. Diz hizasındaki şortlar hariç, gerisini pek sevdim. Bakmaya zamanın varsa, daha çok foto devamında seni bekliyor. 






























11 Haziran 2013

Isabel Marant x H&M



Sabahtan beri Gezi Parkı'ında hareketli saatler yaşanırken, bomba gibi bir haber de moda dünyasına düştü. H&M'in gelecek sonbahar için işbirliği yapacağı tasarımcı Isabel Marant olarak belirlendi. Ben kendi adıma bu birlikteliği heyecanla karşıladım çünkü daha sade Fransız şıklığını benimseyen Isabel Marant'ın, Versace, Lanvin gibi yüksek kalite ve işçilik gerektiren modaevlerinden daha iyi bir iş çıkartacağını ve bu olayın ruhuna daha uygun olduğunu düşünüyorum. Beklemedeyiz!!


While #occupygezi scene is getting hotter since this morning, a big bomb dropped to the  fashion world.  Isabel Marant is the designer which will collaborate with H&M for the upcoming fall. :)) In my opinion it's great news. I think her  simple French chic approach is much more adaptable than high luxury, high craftmenship brands like Versace and Lanvin.  Waiting patiently!! :)) 

10 Haziran 2013

Tekrar merhaba :)

Herkese selam! Bugün diğer blogum olan ZenceFit'de paylaştığım yazıyı, biraz değiştirerek burada paylaşıyorum. Görüşmek üzere! 




Son iki haftadır içinde bulunduğumuz durum, hepimizi fazlasıyla üzdü ve belkide  bazılarımızın hayatını kökten değiştirdi. Çoğumuz istesek de, 2 hafta önceki hayatımıza artık geri dönemeyiz çünkü değişim geriye doğru işlemez. Olayların en sıcak olduğu zamanlarda, sosyal medyada birbiri ardına olanları takip etmeye çalışırken içimden ne yazmak, ne  beslenmeme dikkat etmek, ne sağlıklı yemekler pişirmek geldi ancak en azından ruh sağlığım için, spor yapmaya devam ettim. Bunu yaparken blogda  paylaşacaklarımın, dehşet verici günlük akış karşısında, önemini yitirdiğini düşündüm, bu sebeple de yazmadım, yazamadım.

Bugün Maçka Parkı'nda merdivenleri ardı ardına hızla çıkarken, gördüğüm manzarayı sizinle paylaşmak isterim. Bir masada iki sevgili oturuyorlardı. Erkek başını kızın dizlerine yaslamış, güzel bir sabahın tadını, tatlı bir muhabbet eşliğinde çıkartmaktaydılar. Öbür piknik masasında, 12-13 yaşında kızlı-erkekli bir grup, neşe içinde piknik yapmaktaydı. Fıskiyeler çalışıyordu, gökkuşakları oluşturarak. Yeni kesilmiş çimenlerin kokusu geliyordu biraz ilerden.  Ben düşünüyordum.. Biraz yağmur olmadan, gökkuşağı olmazdı, öyle değil mi?

Tüm bu yaşananların, savaşı verilenlerin bir kısmı günlük yaşantımızı özgürce devam ettirebilmek adına değil miydi ? Belki sevgilimizi metroda öpmek, belki korkusuzca düşüncemizi savunmak, belki bir ağaç gölgesinde uyumak, parklarda koşmak, deniz kenarında rakı-balığın keyfine varmak, istediğimiz gibi giyinmek... Aslında ne kadar sıradan görünen şeyler, ne zaman yasak olmuştu? İşte tüm bunlar aklımda, hayatlarımızda yaptığımız sıradan şeyleri devam ettirebilmek ve dayatmalara karşı çıkmak adına
( Normalde işim, blog yazarlığı olduğuna göre, işe bu kadar uzun süre gitmemek olmazdı öyle değil mi?)  bugün blog yazmaya devam etmeye karar verdim. Anlatacaklarım memleket meselesi olmasa da, sıradan yaşantımızı devam ettirmek adına, söyleyeceklerimin bir anlamı olduğunu düşünüyorum.

Daha hiç bir şey çözüme kavuşmadı, yolun başındayız ancak itiraf etmeliyim ki,  benim uzun zamandır ilk defa, bu ülke ile ilgili umudum var.  2 hafta önce böyle bir halk direnişi başlayacağını söyleseler eminim hepimiz gülerdik, aynen bir gün blogda böyle bir yazı yazacaksın deseler, benim hadi ordan diyeceğim gibi. Artık bu ülke 31 Mayıs 2013'den önceki ülke değil ve bu çok sevindirici bir gelişme.

Uzun lafın kısası,  Moda Cadısı ve Zencefit  bugünden itibaren normal seyrine geri dönecektir. Hayatımızda ne kadar önemli olduklarını, aslında hayatın kendisi olduklarını kaybedince anladığımız, sıradan şeyleri unutmamak adına,  paylaşımlarımı bloglarımdan, twitterdan, instagramdan ve pinterestten sürdürmeye devam edeceğim, sizleri de beklerim.

Direnişe selam, blog yazmaya devam! :))

Sevgi ve saygılarımla,



 

Politikamız

Bu platform tamamen tarafsız olup ,
toplum hizmeti olarak görev yapmaktadır.

İletişim - Destek

Email us: TeknojanWeb@Gmail.com

Ekip Üyelerimiz